Ülkemde son zamanlarda olan gelişmelerden pek çok üzüntü duyuyorum. Her Türk vatandaşı gibi bende bu ülkenin gelişmesini ve ileri medeniyet seviyesine “artık” gelmesini istiyorum.

Benim canımı yakan konu bu ülkenin yerinde sayması. Gelişmekte olan bir ülke olduğumuzu maalesef ki ben göremiyorum. Neden mi arkadaş diye sorarsanız; efendim işsizlik %15’lere dayanıyor. Yok istihdam seferberliğiymiş, yok işkurlarla işe alımmış. Arkadaş geçin bunları hepsi hikaye, seçim için uydurduğunuz palavralardan ibaret. Hele ki istihdam seferberliği olayı başından sonuna kadar senaryo. Olan yine evine ekmek götürmek isteyen gariban işçi sınıfına oluyor. Olan sana, olan bana oluyor. Bakan çocukları paralarına para katarken, bizlerin sabahtan akşama anası ağlarken birde böyle şeyler başımıza geliyor.

İSTİHDAM SEFERBERLİĞİ

Gerek Cumhurbaşkanı gerek Başbakan gerekse Akp’li kişilerin sık sık kullandığı istihdam seferberliği. Eyy Kılıçdaroğlu, biz istihdam seferberliği yaptık, eyy millet görebiliyormusun istihdam seferberliği başlattık. Peki istihdam seferberliği sonrasında neden bu ülkenin istihdam seferberliğiyle işsizliğin ne kadarının çözüldüğünü açıklamıyorlar. Açıklayamazlar, çünkü hiçbir halta yaramadığını kendileri de biliyor sayın okuyucularım. Öncelikle bu istihdam seferberliği olayını size söyliyeyim. Bu sistemde maaşın sigortanın belli bir kısmını yeni işçiler için devlet karşılıyor. Bizim uyanık patronlarımız da eski elemanları kapı dışına atıp yenilerini alarak kara geçiyorlar. E böylelikle noluyor istihdam seferberliği aslında hiçbir işe yaramamış oluyor.

“Fabrikalar Açın”

15 yıllık Akp hükümeti ne yaptı? Yollar yaptı, köprüler, okullar,üniversite binaları,yurtlar, sağlık kurumları, hastaneler vs. vs. Bunlar sizin de bildiğiniz üzere saymakla bitmek. Peki 15 yıllık Akp hükümeti işsizliği bitirmek için ne yaptı? İşkur işbaşı eğitimi ve istihdam seferberliği. Peki sonuç ne oldu biliyor musunuz? Sonucu turizmi ölüme götürdü, bataklığa sürükledi. İşsizlik bitti yada azaldı mı? Tabiki de HAYIR.

İşte bunlar birkısım şakşakçılarıyla bu işleri yaparken bazı vatandaşlarımız bunlardan habersiz yaşıyorlar çünkü tüm televizyon kanalları adamların ellerinde. Tüm kurumlar onlarda. Antalya’da çoğu otel sezonluk çalışıyor ve genellikle sezon da 6-8 ay aralığında sürüyor. Otellerin çoğu “daha çok kazanmak” için Akp hükümetinin uygulaması işkur işbaşı eğitiminden faydalanıyorlar. Böyle olunca otelde çalışan şefinden tutun aşçısına kadar işkurla çalışmak zorunda kalıyor. Yani tecrübeli eleman da stajer olarak gözüküyor. Peki bunun kanunu nedir? 4 ay boyunca sigortasız çalışıyorsun 4 ayın sonunda seni beğenirlerse işe alırlar. Böyle bir saçmalık olur mu. Bu saçmalıkla insanlar çalışmak zorunda bırakılıyor. Turizm biliyorsunuz özellikle yaz aylarında işsizliğin büyük kısmını düşürüyor. Hele ki doğudan gelen evine ekmek götürmek için para kazanmak isteyen vatandaşlarımız var ki onların da vay haline. Sigorta yatıyor ama ancak sağlık sigortası işlevi görüyor. Yani sgk primlerine yansımıyor. Bu saçmalığa, özellikle turizmde dur denilmelidir. Aksi halde turizmin sonu hiçte iyiye gitmeyecektir.

Ülkemde son zamanlarda olan gelişmelerden pek çok üzüntü duyuyorum. Her Türk vatandaşı gibi bende bu ülkenin gelişmesini ve ileri medeniyet seviyesine “artık” gelmesini istiyorum.

Benim canımı yakan konu bu ülkenin yerinde sayması. Gelişmekte olan bir ülke olduğumuzu maalesef ki ben göremiyorum. Neden mi arkadaş diye sorarsanız; efendim işsizlik %15’lere dayanıyor. Yok istihdam seferberliğiymiş, yok işkurlarla işe alımmış. Arkadaş geçin bunları hepsi hikaye, seçim için uydurduğunuz palavralardan ibaret. Hele ki istihdam seferberliği olayı başından sonuna kadar senaryo. Olan yine evine ekmek götürmek isteyen gariban işçi sınıfına oluyor. Olan sana, olan bana oluyor. Bakan çocukları paralarına para katarken, bizlerin sabahtan akşama anası ağlarken birde böyle şeyler başımıza geliyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.